“koynundaki memeler turunç olmuş kokuyor”

akşamın adı böyle konuyor. kuş gibi senin ellerine. tüylü soğuk giysilerine konuyor. mermerde pazar arabaları, hayvan ölüleri, duran şantiyeler. koşunca iki kere üşüyor.

şeyleri kesin yanlış okuyacağım.

meyveler akıtmış elinin nemini. nereme sürse oluyor. mandalina kabukları ütülüyor, elma kabukları.. ütü kurtlanmıyor. giyer yazın onları. yataklara serer. şimdi üşüyor ama tutacak musluğa aferinlerini, diş etini, gargarayı. yüzüne bakıp paklanmayacak ne var. onu o bilmiyor.

yün yorgana giriyor koyun ölüsü. seni sevmeme neden sayıyor rüyasında. bunda uyurum işte. anda kırların kışı, koşulmuyor atlarla. niye koşulsun hepsini ben çağırdım.

burnunu örtemiyor, orası sevilecek. başka yerler başka zaman.