SEO Yazımı ve Okuma Kültürü Arasındaki Uyum

SEO (Search Engine Optimization veya Google Search Engine Optimization) web sitelerimizin daha görünür olması ve kullanıcılar tarafından trafik alması için uyguladığımız stratejilerdir. Bunlar kabaca teknik optimizasyonlar ve yayındaki içeriğin optimizasyonu olarak ikiye ayrılıyor.

Pratik Metinler

İşin içerik tarafında, metin hem aramalarla eşleşecek anahtar kelimeleri ihtiva edecek hem de kullanıcıyı sıkıp kaçırmayacak biçim ve içeriği yakalayacak. Bu düzenlemelerde SEO uyumunu yakalamak için kullandığım analiz eklentilerinin yaptığı değerlendirmeler dikkatimi çekti.

Kısa Cümleler

Bir edebiyat kalemi ya da sosyolog olarak güçlü olmanız internet için etkili bir yazar olabileceğiniz anlamına gelmiyor. Çünkü her ne kadar zengin ve etkili cümleler yazıyor olursanız olun, sizin yetkinliğiniz ilgi çekici değil. SEO, kullanıcıların minimum eğitimle, hatta yalnızca okuma bilerek karşınıza çıktığını düşünmenizi istiyor. Buna göre cümleleriniz az sayıda kelimeden oluşmalı ve okurun zihnini zorlamamalı.

Paragraf Uzunluğu

Uzun paragraf göz korkutuyor ve akılda bütüncül bir bağlam kurmayı zorlaştırıyor. Kısa paragraflar daha derli toplu ve başa çıkılabilir geliyor.

Edilgen Çatı Düşmanlığı

Metnin %10’dan daha fazlası edilgen yapıdaysa yine kullanıcı için zorlayıcı sayılıyor ve tavsiye edilme olanağınız düşüyor. Yazar genel olarak cümlelerine etken mi edilgen mi diye yaklaşmaz ve metnin kendi kurgusu içinde doğal kararlar çıkıverir. Anlatımı düşünceye uydurma amacına o an hangisi daha fazla hizmet ederse yazar ona yönelir. Lakin bu analiz şimdilik yazarla okurun arasında kalıyor.

Edebiyat dışı metinlerde yazma’dan sonraki editöryal işlerden biri cümlelerin en azından bir bölümünü kısaltmak ve etken hale getirmek oldu.

Alt Başlık Dağılımı

SEO burada yine metnin uzunluğunu ve içeriği anlaşılır birimlere bölmeyi organize etmenizi öneriyor. Akademik metinler yazmış kişilerde  bu alışkanlık zaten oluyor ama makalelere kıyasla çok daha kısa ve uçucu yazılardan söz ediyoruz.

Okur mu Kullanıcı mı?

Okur denen kişi genelde ciddi metinlerle yüzleşme konusunda idmanlı ve azınlık olduğundan dijital dünya için daha çok kullanıcı ya da ziyaretçi gibi adlar tercih ediyoruz. Çünkü okur denen kişi gibi mahir değil ancak muhatabımız. Demek ki edebi ya da akademik bir bloğu görünür yapmaya çalışmakla bir alışveriş sitesine trafik çekmeye çalışmak da aynı şey değil. Bu ikisi arasındaki farkla SEO’yu ne kadar ihlal edeceğiniz konusunda içgüdüsel kararlar vermeye başlıyorsunuz. Ne yardan ne serden…

Bağlantılar

Eğer güvenilir (yüksek trafik alan) siteler sizin metinlerinize referans veriyorsa SEO puanınız artıyor. Bu giderek artan bir öneme sahip. Tek bir kaynaktan sizin bot basar gibi yayınladığınız metinlerin farklı kanallardan etkileşim alan içeriklerle yarışabilmesi mümkün değil.

Eğer metninizde güvenilir kaynaklara referans veriyorsanız SEO puanınız artıyor. Burada akademik dipnot kurallarından çok bağlantı linkleri geçerli.

Eğer metin sizin başka bir metninize referans veriyorsa yine birikimli bir yığılmadan söz ettiğimiz ve takip gerektiren metinler inşa ettiğimiz için SEO puanımız artıyor.

Farklı Kanallar

Yapay zeka araçlarıyla sürekli olarak sayısız içerik çıkarmak mümkün olduğundan sitenizin güvenilir ve işe yarar olduğunu doğrulamak için birden çok kaynağın sizi referans vermesi gerekiyor. Bu nedenle haber siteleri, youtube, sosyal medya platformları gibi yalnızca metin öncelikli olmayan bütün kanallardan atıf almanız gerekiyor. En önemlisi de kullanıcıların içeriklerinizde vakit geçirmesi ve etkileşim bırakması algoritmada sizi üst sıralara taşıyor.

SEO’nun ve diğer dijital algoritmaların geldiği güncel noktada bütüncül ve etkileşim odaklı bir yerdeyiz. Yani “Beğenip yorum yapmayı unutmayın.” çağındayız.