“Değiştiremeyeceğin şeyler hakkında kaygılanmayı bırak!”

“Değiştiremeyeceğin şeyler hakkında kaygılanmayı bırak!”

Psikolojinin bize salık verdiği klişelerden biri bu cümle. Daha önce bir terapistimden de bizzat duydum. Sosyal medyada da yaygın. Siz de duyduysanız daha yetkin birini bulmanız gerektiğine dair alarmdır. Sevmiyorum bu cümleyi.

Bana psikolojinin çaresizliğini hatırlatıyor.

Bu zamanlarda mesele genellikle toplumsal ve yaşadığın zorluk her neyse pek de özgün değil. Hepimize bir benzeri oluyor. İnsanlık durumları.. Sosyolojik olay ve olguların içinde rehin kalmış durumdasın. Dibe doğru bir dehliz kazıp kendine küçük bir nefes alanı açmaya çalışıyorsun. Yurtdışına gidersen kurtulacağını düşündüğün şey bu. Ama rehin olma duygusu hepimizde. Bunu görmezden gelmek-bastırmak-inkar etmek nasıl ruh sağlığı tavsiyesi olabilir? Seni her an istismar ettiğini hissettiğin bir şeyi kim hangi akla hizmet yok sayabilir.

Bir çeşit inzivaya çekilmek, sosyal yaşamla bağını koparıp küçük bir kümede bir mutluluk simülasyonu yaşamak nasıl iyi olma hali olabilir?

Birey’in ve grup’ların sonunda da toplum’un birer sosyal kurum olarak hükümdara karşı etkisizleşmesini, başına gelen her şeye boyun eğmesini gerektiriyor bu tavsiye. Toplumsal olanın birey’in alanında olmadığını ve hiçbir etki gücü olamayacağını ima ediyor. Oysa sofrandaki aş artık toplumsal düzende şeylerin iyileşmesine bağlı. Yolda bir kedi köpek görmenin sevinci bile çalınmış!

Psikoloji, kitlenin yeni afyonu..

Psikoloji’nin amacı insanı iyi tutmak, kendisi ve hayat hakkında bilge birine dönüştürmek değil. İnsanı işlevli tutmak, iktisadi yaşama katılmasını sağlamak. Deli, şarkıcı, çalgıcı, şair filansanız gidin tedavi olun yani. Kuruluş amacı bakımından belki hep afyondu. Ama alandaki değerli insanlar bireyler ve toplumlar için daha iyi bir hayatın peşine takıyor soruları. Azınlık da değiller. Onlardan biri olmaya çalışalım. Hiç değilse düşünü kuralım.

İnsan ara ara kendine sorular sormalı: Yoksa değiştirebileceğim şeyler hakkında yeterince kaygılanmıyor muyum? Yoksa değiştiremem sandığım şeyleri değiştirebilir miyim?

“Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.”

Not: Bu yazı ruh sağlığı alanındaki yöntemlerin faydasız olduğunu iddia etmiyor. Tersine psikoterapi dahil pek çok yöntemi faydalı buluyor ve uzmanlarla görüşüyorum. Bu yazı yalnızca bir yönelimi eleştiriyor. Eğer ruh sağlığı alanında destek almak istiyorsanız lütfen bir uzmana başvurun.