Durmuş zaman için söylemek istiyorum. Etsiz, kılçıklı ve ağır. Çevrilmiş güzellikler gibi azalan, bir saniyeyi daha iten gücü istiyorum. Uydurduğum her şey için, onu istiyorum. Hak edilmiş kinlerin kabuklarını soya soya cildimden, ölmüş anıtların taşlarına, uçurumlar bırakıp izliyorum. Seni istiyorum.
Duran kalplerin arzularını izliyorum. Kucaklıyorum iri iri, soyup acı kabuklarını. Etsiz ve kucaksız kalmış.. korkuluklar öpüyorum. Bir sütü karanlığa sürüyorum. Maya döküyorum kana, kaya tuzları, kesik ayaklar ve çatlak dudaklarını öpüyorum arzuların. Defni kifayetsiz bir buluşun büyük damlalar gibi yuvarlanan memelerini, vurdum kaç eldir kanatıyor, aklımı.
Eski adıyla çok kullanılmış şiirlerin: Seni seviyorum! Ne tekim ne bende. Kopmuş başın gövdesiyim, koşuda. Tilkilerin ve tüm kümeslerin, insan insan cumhuriyetlerini, görmedim, istemiyorum. Gözlerine dokunan her şey için ayrı bir yara açıyor sağrımı.
Beni kurtaracak bütün sözleri çoktan söyledim.
Kurtarmadı.
